teşekkür ederim istanbul emniyeti.
geçen perşembe ria festivali için bertanla yola çıktık cuma günü olan seminerlere perşembeden gidip, biraz içip biraz güzelleşmek istedik neyse..
perşembe akşam bostancı sahilde yanımda getirdiğim iki kamp çadırımı kurdum çok güzeldi, sahil’de bisikletle dolaşan polisler bize çok sıcak kanlı davrandı ve onlarla olan konuşmalarımızda güvende olduğumuzu hissettik tinercilere karşı..
geceye doğru sahilden 100 metre uzaktaki polis noktasına gidebileceğimi söyledi oranın daa güvenli olacağını vs..
sonra çadırları kaldırdık polis emniyetinin oraya çadır kamp kurduk, aslında yasak olmasına rağmen izin verdikleri güzel birşeydi..
basına cinnet geçiren polis haberleri ile polislerden soğumam gereksiz birşeymiş, onlarda senin benim gibi insanlar..
ve istedikleri şey,bizimde istediğimiz şey,güvenli, huzurlu yaşamak değil mi ?
Beraberliğimizde bugün
keske linkini saklasaydim gecenlerde bir sokak kaykaycisi ile ile bir amerikan polisi arasinda gecen bir youtube linki gecti elime.. cocuk polise karsi laubali davranmis olsa gerek.
polis memuru cocuga bir vaaz verdi. Ben bile saydi durusuna gecesim geldi..
turkceye cevirecek olursak söyle biseydi :
bak evlat benim adim mehmet degil “polis memuru MEHMET” bana degil bu uniformaya saygi göstermen gerekiyor. Eger biz olmasak bu sokaklarda gangisterler senin de beni yer gibi bir laf etti…
bir daha düsündüm belkide polisle olan aramizdaki en buyuk sorunlardan biri onlara sadece polis olduklari icin saygi gösteremememezden.. Ve diger bir acidan bakicak olursak bagzi polislerin uzerlerindeki uniformanin agirligini tasiyamayip maganda misali millete dalmalari idi..
kissadan hisse.. “Egitim sart !”
fatih ekrem genc | Ağu 17, 2008 | Reply
Polis en yalın anlamda hizmet için var, görevi de basit ama önemli: Halkın güvenliğini korumak, yasaları çiğneyenleri adalete teslim etmek.
Polis, adaleti kendine göre kendi başına dağıtamaz; öyle olsaydı hakkın hukukun hiç bir anlamı kalmaz, polis devletinin karanlık ve baskıcı distopyası hüküm sürerdi.
Türkiye’de polis teşkilatındaki bir kısım yapılanmaların, özellikle tarikatçı grupların belli dinci, şeriatçı, Amerikancı odaklara hizmet ettiklerine dair duyumlar alıyorum.
Açıkça söylemek gerekirse benim de bugüne kadar diyalog kurduğum görevlilerin tamamı iyi niyetli yaklaşımlar içine girmişlerdi bana ve arkadaşlarıma karşı. Ama kazın ayağının öyle olmadığını görüyoruz bazen; bir kısmı medayanın abartması ve halkın aklına ve yüreğine korku salmak için kullandığı haberler olsa da duyduğumuz, gördüğümüz şeyler hiç hoş değil.
Özellikle kitle eylemlerinde polisin göstericilere karşı tutumu çok acımasız; işçiden, sosyal adaletten, eğitim ve sağlık eşitliğinden yana eylemlerin tamamına “komünist işi” şeklinde yaklaşılıyor ve provakatör ya da değil, tüm katılımcılara amiyane tabirle Allah ne verdiyse giriliyor!
Ben açıkçası polis teşkilatının önemli bir çoğunluğunun hayat görüşünün yeterince gelişmiş olmadığını, hatta yeterince eğitimli bile olmadıklarını düşünmekteyim. Dediğim gibi saçınız uzunsa komünistsiniz, devrimden yanaysanız komünistsiniz, Kemalistseniz ve ulusçuysanız yine komünistsiniz. Zaten komünistliği, “Allahsızlık” ile eşdeğer tutan bir dogmatik düşünce yapısıyla şekillenmişse kafanız… Tabii ki sosyal eşitlik talebiyle yollara, meydanlara dökülen insanların ne istediğini anlamanız zor olacaktır.
Kemal Ersin YILMAZ | Ağu 19, 2008 | Reply
Bu arada komünist değilim ama olsaydım da utanmazdım, emin olun.
Tarikatçı polis imajı benim aklıma, yıllar önce televizyonda izlediğim bir haberde yerleşmişti. Sanırım ya bir kaçak camii inşaatının yıkım görüntüleri ya da yine “şeriat isterük” diye cuma namazı çıkışı gösteri yapanlardı. Çember sakallı, takkeli tosun bir amuca yırtık dondan fırlar gibi tüm nefretiyle kalabalığın içinde yükselip “Tekbiiiiir” diyerek provakasyon yapıyor, bu tür olaylara nedense hep “ılımlı” yaklaşan ve o gün de kenarda sessiz sakin olan biteni izleyen polis güçlerinden bir memur olaya müdahale etmesi gerekirken bir güzel tekbir getiriyordu.
İlk mesajımda bahsettiğim hayat görüşünün gelişmemesi sorununa gelince… Benim için bunun en canlı ve yakın örneği, geçenlerde MetallicA konseri çıkışı şahit olduğum bir olaydı: Kalabalığı yarıp geçen bir sivil polis yanındakine dönüp şöyle dedi: “Tüm satanistler buraya toplanmış a.k. Bunların alayını önce sopalayacaksın, sonra da yakacaksın bir güzel.” Evet bize bakışları buydu işte…
Kemal Ersin YILMAZ | Ağu 19, 2008 | Reply
@Kemal Ersin; seni çok iyi anlayabiliyorum,aslına bakarsan yaşadıkların hepimizin yaşadıkları ben de metallica konserine gelemedim,aslında ben puco organiz. tarafından sahne arkası girecektim şayet arkadaşlarım sorunsuz girmeyi başardılar , ancak ayağımdaki çatlaklık uzun süre ayakta kalamayacağımın belli bir göstergesiydi..
Son 2 haftalık tüm orgz. iptal ettim ama kendim def leppard ve whitesnake izlediğim için mutlu hissediyorum
Bu polis yada halktan bir insan olsun eğitimsiz olunca bu oluyor, eğer saçınız uzunsa sakalınız uzunsa da saçlı uzun aklı kısa diyorlar, bunu demeseler dahi bir siyah tişört giydinizmi gözleri fal taşı gibi açılıyor..
Toplumumuza bunu aşılayamayan medya’da da suç yok değil mi ?
Bir dengesiz annesini kesiyor, satanist bu çocuk diye sunuyorlar önümüze bir sor be bir sor dengesizmi hastamı bu çocuk..
Ersin OLMEZ | Ağu 19, 2008 | Reply
RIA, öncesi ve sonrası çok güzeldi. Ersin ile güzel vakit geçirip, baya bir konuda fikir alışverişi yapmıştık. O gün polis kulübesini iyi öğrendik neyse ki
Artık baskı her yerde; dediğiniz gibi böyle düşünürseniz komunist, şöyle düşünürseniz faşist falan filan… Okuduğum gazete (cumhuriyet) yüzünden de çok laf, fırça, azar, hakaret te işittim birçoklarından.
Satanizmi bilmeyenler siyah tişörtlü görünce tabi hepimiz otomatik olarak satanist kategorisine giriyoruz
Bertan TUFAN | Eyl 3, 2008 | Reply